Çirkin Adamın Zaferi

Çirkin Adamın Zaferi

1743439_1453508698249486_2020255146716948690_n1946 yılında fakir ve göçmen bir ailenin ilk çocuğu olarak Manhattan’ın varoş bir mahallesinde dünyaya geldi.

Çok mutsuz bir çocukluk dönemi yaşadı. Doğumu sırasında çıkan aksiliklerden ötürü yüzünün dil, çene ve dudak kısımlarında kalıcı rahatsızlıkları vardı. Konuşma bozukluğu, dil düşmesi ve kayan sol göz gibi sorunlarının yanında orantısız ve çirkin bir yüze sahipti.

İlerleyen yaşlarına kadar konuşamadı, konuşmaya başladığında ise çenesindeki sorun yüzünden zorlukla konuşabiliyor ve söyledikleri zar zor anlaşılıyordu.

Bedenindeki kalıcı rahatsızlıkları gizlemek için sürekli insanlardan kaçmaya çalıştı, zamanının çoğunu evde geçiren içine kapanık, sessiz ve utangaç bir çocuktu.

Anne ve babasının sürekli kavga etmesi nedeniyle çocukluğu boyunca huzurlu bir aile ortamına hiç sahip olamadı.

Anne ve babasının boşanması üzerine babasıyla birlikte Maryland’de yaşamaya başladı. Henüz 11 yaşında olmasına rağmen oldukça zor dönemler yaşıyordu ama onu ileri ki on yıl içerisinde çok daha kötü günler beklemekteydi.

Sergilediği davranış bozukluklarından dolayı defalarca okuldan atıldı. Diğer insanlarla bir türlü uyum sağlayamıyordu, tam 12 kez okul değiştirmek zorunda kaldı, ayrıca notları da inanılmaz derecede kötüydü.

Üniversiteyi ise hiç bitiremedi.

New York’ta birçok sıradan işte çalıştı, gazete dağıtıcılığı, garsonluk hatta amelelik yaptı, ama o ünlü olmak istiyordu, tanınmak istiyordu, çok büyük bir hayal dünyası vardı.

Ufak tefek bazı gösterilerde ve oyunlarda rol aldı fakat oyunculuğu pek parlak değildi, sırf tanınmak için bazı porno filmlerde bile oynadı. Ama çirkin yüzü ve kalın sesinden ötürü ciddi film yapımcılarının ilgisini çekemedi.

Oyunculukta istediği başarıyı bir türlü yakalayamayınca kendi senaryosunu kendi yazmaya karar verdi.

1976 yılında çok başarılı olacağını düşündüğü bir senaryo yazdı, bu senaryosu yapımcıların da ilgisini çekmişti ancak kimse onu baş rolde oynatmak istemiyordu. Onun ise tek şartı vardı, kendisini kim baş rolde oynatırsa bu filmin tüm haklarını da ona devredecekti.

En sonunda yanlışlık eseri bir yapımcı bu teklifi kabul etti. Yapımcı onu daha önce oynadığı “The Lord’s of Flatbush” adlı küçük bir filmdeki rol arkadaşı Perry King zannedip bu filmdeki baş rolü kendisine vermişti.

1976 yılında filmi çekildi ve büyük bir gişe başarısı elde etti, film aynı yıl 10 dalda Oscar’a aday gösterildi, En iyi film ödülü de dahil olmak üzere tam 3 Oscar aldı.

Bu kişi İtalyan asıllı Amerikalı senarist ve oyuncu Sylvester Stallone’dur.

Bahsi geçen film ise daha sonra serisi çekilen Rocky 1 filmidir.

Rocky ve Rambo filmlerinin tamamının senaryosunu bizzat kendisinin yazdığını biliyor muydunuz?

Çok zeki bir insan değildi, bunu kendisi de defalarca söylemiştir, okul hayatı boyunca hep çok başarısızdı, hiç üniversite diploması olmadı, pek yakışıklı da sayılmazdı, ayrıca doğuştan gelen bir çok fiziksel sorunu vardı, bazen konuşmakta bile zorlanıyordu, konuşurken çenesi bir tarafa doğru kayıyordu ama o inanmayı seçti, başarmayı o kadar istiyordu ki ona hiç bir şey engel olamadı.

Hepimiz başarılı olmak isteriz, hepimiz kazanmak isteriz, ama başarı kimseye altın tepside sunulmaz, başarı ter kokar, emek kokar, azim kokar, cesaret kokar…

Senin isteğin tüm bunların üstesinden gelebilecek kadar çok mu?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir